• ŞEpnolat üst

Erzurumlu arif bir ozan Erbâbı

  • Büyükşehir-1

19. Yüz yılda Erzurum'da yaşamış, tasavvuf yolunda yürümüş ve tasavvuf düşünüş ve duyuşunu şiirlerine yansıtmış hem büyük bir ozan hem de marifet ehli bir arif Erzurumlu Erbâbı; sazlı ve sözlü meşk oturakları nedeniyle yaşadığı dönemde bazı zâhid din adamlarının tepkisini çekmiştir. Tasavvufi derinlikteki kinayeli şiirleri ile dine gönül penceresinden değil özden daha çok şekilci bakan ve saz eşliğinde okunan ilahileri ve icra edilen meşk meclislerini günah sayan zahidlere arifane seslenişler ve göndermelerde bulunur. Cura çaldığı için oturak çadırını terkeden bir zâhidi riyakârlık üzerinden şu ince dokunuşla hicveder.

 

Meclis-i irfâni kor kalkar gider câhil gibi

Kalbi gafil mahrem-i esrârı râzı dinlemez

 

Bellidir ahvâlı Erbâbı riyâ meşreplinin

Kizbi söyler gıybeti dinler de sazı dinlemez.

 

Arif-zâhid başkalaşmasına bir başka örnek:

 

Ehl-i hakikatin münkiri çoktur

Onlar ehl-i hali sevdâyi bilmez

Hazret-i Mevlân'ın sırrı ademde

Mecnun olmayanlar Leylâ'yı bilmez

 

Zâhid aşka ermez akl ü idrâkın

Dâvâ eyler ilm ü zahirden sakın

Ayetten hadisten okur velâkin

Hakikatte nedir mânâyı bilmez

 

Sazla sözle feryâd eder bağırır

Hasret yaraları sızlar ağırır

Aşk-i ilâhiden çalar çağırır

Kim demiş Erbâbı Mevlâ'yı bilmez

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.