Şiddet sarmalı giderek toplumumuzu sarsıyor. Değerlerde toplumsal bir erozyon yaşanıyor. Dün Siverek'te, bugün Maraş'ta 5 silah 7 şarjörle okul baskını hem de bir çocuk tarafından. Akıl alacak ve olacak şey değil. Cinnet geçiriyoruz. Şiddet ortamında büyüyen çocuklar veya şiddetin normalleştirildiği bir sosyal çevrede yetişen bireyler, bu davranışı çatışma, çözme yöntemi olarak içselleştirme eğiliminde olabilirler. Birey, şiddeti içinde büyüdüğü kültürden öğrenir. Eğer bir kültürde "ağzına geleni söylemek", "sesini yükseltmek" veya "fiziksel cezalandırma" olağan bir hak olarak görülüyorsa ve hoş görülüyorsa, kahramanlık adı altında kılıçlı, kesmeli ve öldürmeli diziler yaygınlık kazanıyorsa, çocuk bu davranış kalıplarını bir etkileşim biçimi olarak içselleştirir ve yeri geldiğinde de uygulamaya kalkar. Medya ve dil kullanımı çok önemlidir şiddeti önlemede.
Şiddet, genellikle okulun dışındaki sosyal çevre veya aile ortamından beslenen bir davranış biçimidir. Okullardaki rehberlik birimleri daha da işlevsel hale getirilmeli. Aile eğitimi ve denetimi ile birlikte yaptırımlar devreye sokulmalı. Ancak bu yaptırımlar cezalandırıcı olmaktan ziyade, öğrenciyi davranış değişikliğine yönlendirici olmalıdır. Evde, okulda, sosyal hayatın her alanında rol model olma; olumlu davranışlar kazandırmada eğitimin vazgeçilemez olmazsa olmazı.
Başta aile olmak üzere; okul idaresinden temizlik personeline kadar tüm çalışanlar, birbirlerine karşı saygılı bir dil kullanmalı.Şiddeti önlemek olay olduktan sonra müdahale etmek değil, bir olayı önleyici bir kültür inşa etmek meselesidir. Toplumun diğer kesimlerinde de kısa vadeli tedbirler caydırıcı olmakla birlikte, uzun vadede şiddeti önlemenin kalıcı yolu şiddetten arınmış bir toplum ancak, şiddetten arınmış bir kültür inşa etmekten ve şiddetten arınmış ve yeniden kodlanmış bir zihniyet inkılâbı oluşturmaktan geçer ve bunun yolu eğitimdir. Eğitim insan inşa etme sürecidir.
Siverek'te yaralanan, sonrasında da Maraş'ta yaşanan çok vahim saldırı sonucunda hayatını kaybeden masum yavrularımızın ve Ayla Kara öğretmenimizin hayatlarını kaybetmeleri sonucu duyulan tarifsiz derin acımız kelimelerle ifade edilemez. Çok üzüntülüyüz. Milli Eğitim Bakanlığı artık günlük siyaseti ve polemikleri bırakıp bu temel soruna odaklanmalı, çözüm yolları aramalı ve gecikmeden de acilen tedbir almalı. Hayatlarını kaybeden öğrencilerimizi ve öğretmenimizi rahmetle anıyorum. Siverek ve Maraş'ta yaralanlara acil şifa diliyorum. Acılı ve yaralı annelere ve babalara sabırlar diliyorum. Milletimizin, eğitim camiamızın başı sağ olsun.









