YAŞAM Haber Girişi : 08 Eylül 2020 13:45

Trafik kazasında felç olan pehlivan, hayata tuş olmadı

Tortum ilçesine bağlı Pehlivanlı mahallesinde yaşayan Kıbrıs gazisi, 'Pehlivan' lakaplı milli güreşçi Ali Koçak'ın (67), 1982 yılında geçirdiği trafik kazası sonrası belden aşağısı felç oldu.
Trafik kazasında felç olan pehlivan, hayata tuş olmadı

ERKHABER / ERZURUM - Tortum ilçesine bağlı Pehlivanlı mahallesinde yaşayan Kıbrıs gazisi, 'Pehlivan' lakaplı milli güreşçi Ali Koçak'ın (67), 1982 yılında geçirdiği trafik kazası sonrası belden aşağısı felç oldu. Yatağa mahkum olan pehlivan, pes etmedi, balık yetiştiriciliğine başladı. Alabalık çiftliği kuran Koçak, 20 kişi kapasiteli pansiyonuyla hem yöre turizmine hizmet ediyor hem de geçirdiği zor yıllara inat hayata tutunuyor. 

Tortum ilçesine bağlı Pehlivanlı Mahallesi'nde 1953 yılında dünyaya gelen Ali Koçak, çocuk yaşta güreşe başladı. Tortum ve çevresinde güreşen Koçak, daha sonra Erzurum Yolspor'da ardından İstanbul Demirspor'da güreşti. 1974 yılında vatani görevini yaparken katıldığı Kıbrıs Harekatı'nda gazi olan Koçak, Almanya'dan gelen transfer teklifi üzerine bu ülkeye giderek spor hayatına burada devam etti. Almanya'da güreşirken 1982 yılında tatilini geçirmek üzere memleketine dönen Koçak, antrenman dönüşü geçirdiği trafik kazası sonrası belden aşağısı felç oldu. Çok sevdiği güreşi bırakmak zorunda kalan Koçak, uzun süren tedavi süreçlerinden sonra geçimini sağlamak için çare ararken Almanya'da gördüğü balık çiftliklerinden esinlenerek bu işi yapmaya karar verdi.

Pehlivanlı Mahallesi'nde babasından kalan 10 dönüm arazide önce küçük bir kuyu açarak balık yetiştiriciliğine başlayan Koçak, daha sonra yeni havuzlarla işini büyüttü. Etrafını çevirdiği arazisinde bir de 20 kişi kapasiteli pansiyon açan Koçak, eşi ve bir oğluyla hem yöre turizmine hizmet ediyor hem de yaşam mücadelesini sürdürüyor. 

Kış aylarında merkez Yakutiye ilçesi Hilalkent semtindeki evine giden Ali Koçak, Mart ayıyla birlikte Pehlivanlı'ya dönerek sezon hazırlıklarına başlıyor. Bir aylık hazırlık sonrası Nisan'da balık çiftliği ve pansiyonuyla sezonu açan Koçak, gelen müşterilerini bahçede seyyar yatağında karşılıyor. Belden aşağısı tutmadığı için kendisi için özel hazırlanan yatağıyla çalışan Koçak, gün boyu bahçesinde kalarak hem balıkları hem de ağaçlarıyla yakından ilgileniyor. 

'İSTEYEN HER ZORLUĞUN ÜSTESİNDEN GELİR'

Çocuk yaşta başladığı güreşi trafik kazası sonrası bırakmak zorunda kaldığını belirten Ali Koçak, "Güreşi bırakınca hastane tedavilerim oldu. Elimizde ne birikim varsa hepsini erittik. Başka gidecek yerim de yoktu. Baba ocağına döndüm. Burada 10 dönüm kadar arazimiz vardı. Yurtdışında gördüğüm balık çiftliğinden esinlenerek çiftlik kurup işletmek istedim. Önce küçük bir kuyu ile başlattığım işletme giderek büyüdü. Zor oldu ama insan istediği zaman her zorluğun üstesinden geliyor. Önce ufak bir kuyu kazarak balık yetiştirmeye başladım. Sonra kuyuyu havuza dönüştürerek bugüne kadar geldik" dedi. 

 

YENİ HEDEFİ 150 YATAKLI OTEL KURMAK

Alabalık çiftliğiyle Nisan ayıyla birlikte halka hizmet vermeye başladıklarını belirten Koçak, misafirlerine balığın yanısıra yöreye ait yemekleri de sunduklarını kaydetti. Yeni hedefinin bölgeye 150 yataklı bir otel kurmak olduğunu ifade eden Koçak, "Bizim yeni hedefimiz buraya 150 yataklı bir otel kurmak. Bizim 15-20 kişi kapasiteli bir pansiyonumuz var ancak geliştirmek istiyorum. Suudi Arabistan'la irtibatımız var, internet sayfamızdan takip ederek burada kalmak için 150 kişilik bir talepleri oldu. Ama bizim kapasitemiz buna cevap veremiyor. Onun için hedefimiz gelecekte 100-150 kişiyi ağırlayacak bir otel, bir tesis yaptırmak" diye konuştu. 

KAZANMAYA, ÜRETMEYE ENGEL YOK

Trafik kazası sonrası felçli kalmasına rağmen hayat mücadelesinden hiç vazgeçmediğini söyleyen Ali Koçak, engellilere de şu tavsiyelerde bulundu:

"Engelliler yılmasınlar, çalışınlar. Engel çalışmaya kazanmaya, üretmeye bir engel değil. Yeter ki insanın beyni engel olmadığı zaman tüm zorlukların üstesinden gelebilirler. Ben de 'Bana yardım edin' diyerek geçimimi sağlayabilirdim. Ama biz onları yapmadık, anlımızın terini silip, kazanmak için mücadele ettik. Engelimden dolayı yerimden kalkamıyorum. İlk gelen misafirler 'gittik de bir yerinden kalkmadı' diye tepki gösteriyor. Sonra oturup sohbet başlayınca özür diliyorlar. Biz böyle ağır derecede olduğunu bilmiyorduk' diyerek işin farkında oluyorlar."

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.