• Büyükşehir-1
YAŞAM Haber Girişi : 02 Nisan 2016 08:11

Olsun mu, olmasın mı?

Kocaeli'nde, Salim Biricik'in kolon kanseriyle savaşan 23 yaşındaki oğlu Fatih'i “acılarını bitirmek için” öldürmesi, beraberinde ötanazi tartışmalarını getirdi.

Kocaeli'nde, Salim Biricik'in kolon kanseriyle savaşan 23 yaşındaki oğlu Fatih'i “acılarını bitirmek için” öldürmesi, tüm Türkiye'nin yüreğini dağladı. “Kasten adam öldürme” suçundan tutuklanan Biricik'in yaşadıklarının ardından “ötanazi” tartışmaları da başladı. Baba Biricik kendini savunmak için avukat talep etmese de baro Avukat Fatma Didem Dönmez'i görevlendirdi. “Savunmayı Türkiye'de var olan ötanazi yasağının aileyi bu noktaya getirdiğiyle ilgili hazırlayacağız” diyen Dönmez, “Bu davanın dünyada örnek teşkil etme durumu var” dedi. Olayla birlikte tekrar gündeme gelen tartışmada uzmanlar ise ölümcül hastalıklar söz konusu olduğunda ötanazinin uygulanabileceği görüşünde.

KARIŞIK

'HASTAYA EZİYET YAPILMAMALI'

A.Ü. Tıp Tarihi ve Etik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neyyire Yasemin Yalım: “Maalesef ağrısı kesilemeyen, nefes darlığı giderilemeyen ve bu nedenle yaşamak istemeyen hastalar var. Bence talep etmesi halinde bir heyet hastanın durumunu kontrol ederek ötanazi kararı verebilmeli. ‘Acı çekerse çeksin, yaşamalı' düşüncesi yanlış. Beynini ya da akciğerini tümör istila etmiş bir hasta düşünün. Önce solunumu, bir süre sonra kalbi duruyor. Kalp desteği sağlıyorsunuz. Bu, hastaya eziyettir. Ancak ötanaziyi tartışmak için doktorlara çok güveniliyor olması lazım.”

'BABA BÖYLE BİR KARAR ALAMAZ'

Avukat Gültezer Hatırnaz: “Aktif ve pasif olmak üzere 2 çeşit ötanazi vardır. Pasif ötanazi doktorların ‘Artık tıbbi olarak yapılacak bir şey yok. Hastayı evine götürebilirsiniz' dediği durumlardır. Ve şikâyetçi olmadığı için pasif ötanazi suç olarak değerlendirilmez. Aktif ötanazi dediğimiz, tıbbi ortamda hastanın hayatına son verme işlemidir ve Türkiye'de yasaktır. Burada, ‘Hasta gerçekten ölmeyi istemiş mi? Hiçbir şekilde yaşama şansı yok muydu?' bunların tartışılması gerekir. Bu olayda babanın kendi başına böyle bir karar alması mümkün değil.”